test2
[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]
ÇOCUK İSTEGİNDE VE HAMIİLELİKTE FOLİK ASİTHamile kalmak istiyorsanız veya hamile iseniz, iyi beslenmeniz önemlidir. Eğer ‘Beslenme kılavuzu’ na uyarsanız, ekstra’dan birşey yemenize gerek yoktur.Folik asit kullanımı ise farklı bir konudur. Folik asit çocuğun bazı belirli sakatlıklarla doğma şanşını azaltabilir. Bu bilgi yaprağında folik asit nedir, niçin ve ne zaman kullanmak zorunda olduğunuz ve bunu nasıl yapabileceğinizi okuyabilirsiniz.Folik asit niçin önemlidir?
Hamileliğin ilk haftalarında çocukta merkezi sinir sistemi için düzenleme oluşur. Daha sonra bundan hareketle beyin ve omurilik oluşur. Bu sürecin iyi sonuçlanması önemlidir, çünkü yoksa çocukta sakatlıklar oluşabilir. Bu sakatlıklar nöral tüp defektleri (kusur) olarak isimlendiriliyor. Bu sakatlıklardan bir tanesi “açık omurga” veya spina bifida olarakda isimlendirilir. O zaman çocuk genellikle bedensel özürlüdür ve ayrıca zeka geriliğinede sahip olabilir. Bebek beyni olmadanda doğmuş olabilir (anensefali). Böyle bir çocuk genellikle doğumdan hemen sonra veya doğduktan sonra ilk hafta içerisinde ölür.Böyle bir sakatlığı olan çocuğa sahip olma şansı çok şükür ki çok azdır. Hollanda’da canlı olarak doğan 2600 çocuktan birinde nöral tüp defekti görülür (Gezondheidsvoorlichting dergisi, eylül 2000 sayısı). Bu doğuştan sakatlıkların bir kısmının ekstra folik asit kullanımı ile önlenebilindiği bilinen birşeydir. Folik asit sağlıklı bir bebek sahibi olmak için bir garanti değildir. Başka nedenler ve ırsi (kalıtsal) faktörlerde etkili olabilir. Fakat folik asit kullanımı nöral tüp defektli çocuk sahibi olma şansını azaltır.Folik Asit Nedir?
Folik asit bir vitamindir. Bu maddeye doğal halde taze sebze, meyve, patates, baklagiller, kepekli- ve süt ürünlerinde rastlanır. Diğer vitaminler gibi folik asitide tablet halinde alabilirsiniz. Eğer sağlıklı ve değişik (çeşitli) şeyler yiyiyorsanız, normalinde yeterli folik asit alıyorsunuz demektir. Fakat hamile kalmak istediğiniz zaman, hamileliğinizin başlangıcında biraz daha fazla folik asite ihtiyacınız vardır. O zaman hergün 0,4 ile 0,5 miligram arası folik asit kullanmaya dikkat etmek zorundasınız. Hergün yeterli derecede folik asit aldığınızdan emin olmak için beslenmenizi folik asit tabletleri ile destekleyebilirsiniz (günde bir sefer 0,4 veya 0,5 mg’lık folik asit tableti)
Folik Asit Bütün Hamile Kadınlar Için Iyi mi?
Folik asit hamile kalmak isteyen ve yeni hamile kalmış olan bütün kadınlar için iyidir. Onların bir veya daha fazla sağlıklı çocukları olmuş olsa bile. Günde 0,4-0,5 mg gibi az düzeydeki folik asitin zararlı yan etkileri anne adayı ve bebek için bilinmiyor. Hatta folik asiti biraz daha uzun süre kullanmış olsanız bile, örneğin hamile kalmanız biraz zaman almış olabilir.
Eğer önceden nöral tüp defektli çocuğunuz olduysa, bir sonra ki bebeğinizinde nöral tüp defektli olma riskini daha fazla taşıyorsunuz. Böyle bir durumda günlük olarak daha yüksek dozda folik asit yutmanız çok önemlidir. Tekrar hamile kalmadan önce doktorunuzla temasa geçmelisiniz. Doktorunuz size tablet başına daha yüksek dozda olan 4 veya 5 mg’lık folik asit (günde bir tablet ) verecektir. Nöral tüp defektli bebeğe sahip olma riskinin yüksek olduğu diğer bütün durumlarda (örneğin gebenin şeker hastası olması, hamilelik sırasında anti-epilepsi ilaçlarının kullanılması, ailede ve yakın akrabalarda açık omurga veya kafatası olması) yüksek dozda folik asite ihtiyaç yoktur. Bu durumda bu bayanların yüksek risk taşımayan kadınlara günlük olarak tavsiye edilen miktarı kullanmaları mantıklıdır, yani günde 0,4 veya 0,5 mg.
Folik Asit Kullanmaya Ne Zaman Başlayabilirsiniz?
Hamile olmadan önce, ekstra folik asit yutmaya başlarsanız akıllıca davranmış olursunuz. Örneğin doğum kontrol hapını kullanmayı hamile kalmak istediğiniz için bırakacağınız zaman, aynı zaman da folik asit tabletleri yutmaya başlayabilirsiniz. Her zaman tam olarak başarılı döllenmenin gününü tahmin etmek mümkün değildir. Fakat göz önünde bulundurmanız gereken folik asit kullanımına döllenmeden en az dört hafta önce başlamanızın çok uygun olmasıdır. Böylece doğmamış çocuğun gelişimi için önemli olan dönemde (özellikle döllenmeden sonraki ilk 4 hafta) vücudunuzda yeterli folik asit bulunmasını sağlamış olursunuz. Folik asit kullanmaya hemen hamile kalmayı başaramamış olsanız dahi devam edin.
Ve Folik Asiti Kullanmayı Ne Zaman Bırakacaksınız?
Merkezi sinir sistemindeki bu sakatlıkları önlemeye yardımcı olmak için, döllenmeden 8 hafta sonrasına kadar ekstra folik asit kullanmak faydalı olur. 28 günlük siklusta sizin son menstruasyonunuzun (adet günü) ilk gününden sonra 10 haftadır.
Folik Asiti Nereden Satın Alabilirsiniz?
Eczaneden veya parfümeri dükkanlarından. Oradan 0,4 veya 0,5 mg’lık tabletlerden satın alabilirsiniz. Bunun için reçeteye gerek yok. Bazı multivitamin preparatlarınada folik asit eklenmiştir. Özellikle hamileler için hususi olan vitamin preparatlarını kullanmaya dikkat edin, çünkü bütün vitaminler zararsız değildir, aşırı derecede vitamin A doğmamış çocuk için zararlı olabilir. Hamileler için hususi olan multivitamin preparatları kullanırsanız, sadece folik asit içeren tabletlerden hala kullanmanıza gerek kalmaz. Yüksek dozdaki 4 veya 5 miligramlık folik asit tabletlerini sadece reçete ile alabilirsiniz.Yurtdışında (Amerika Birleşik Devletleri) piyasada folik asitle zenginleştirilmiş besin maddeleri bulunur. Hollanda’da da yakında benzeri besin maddelerini bulmak mümkün olacaktır. Bunları kullanacaksanız, doktorunuza veya eczacınıza ekstra folik asit kullanmanız gereklimi diye danışınız.
Herşeyi Bir Düzene Koyarsak
Kadın vücudu gebelik sırasında diğer zamanlardan daha fazla bakım ister. Bu dönemde bedeninize gösterdiğiniz ilgi hem sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmenizi hem de doğum sonrasında vücudunuzun eski haline kolayca dönmesini sağlar. Bu yüzden hamilelik döneminde vücut temizliğinize ve bakımınıza gerekli ilgiyi göstermelisiniz.
Banyo
Gebelik sırasında günlük yıkanma alışkanlık haline getirilmelidir. Çünkü bu dönemde ter bezleri normalden aşırı bir çalışma gösterir. Yıkanırken kullandığınız su 37-38 derece olmalıdır. Aşırı sıcak su sağlığınız açısından zararlıdır. Ayrıca banyo süresinin 15 dakikadan fazla olmamasına dikkat etmelisiniz. Aksi takdirde kanama geçirme riskiniz artacaktır. Banyo yaparken kapınızı hiçbir zaman kilitlemeyin. Hatta evde kimse olmadığı zamanlarda banyo yapmamaya özen gösterin.
Göğüslerin bakımı
Hamilelik döneminde en çok dikkat ve özen gösterilmesi gereken yer göğüslerdir. Bu dönemde şişen göğüslerde çatlak oluşmaması için ılık bir duştan sonra nemlendirici kremlerle göğüslere masaj yapılmalıdır. Aksi halde göğüslerde çirkin bir görüntü oluşturan çatlaklar oluşabilir. Göğüs sarkmalarını engellemek için göğüsler günde iki defa soğuk suyla yıkanmalıdır.
Kalça ve göbek bakımı
Karın çizgisinin yerleşip iz bırakmasını en aza indirmek ve kalçalara gerekli özeni göstermek için bu bölgeler badem yağıyla her gün ovulmalıdır. Cilt bakımıCildin sağlıklı bir şekilde nefes alması hamilelik döneminde her zaman olduğundan daha önemlidir. Bu yüzden bu dönemde yatmadan önce makyajınızı mutlaka temizlemeli, yüzünüze ve ellerinize besleyici krem sürmelisiniz.
Saç bakımı
Gebelik döneminde saçlara istenilen şekli vermek her zamankinden daha zor olabilir. Saçlar parlaklıklarını, canlılıklarını yitirirler. Saçların sık sık yıkanması ve saç tipine uygun bakım yapılması bu sorunu büyük ölçüde giderecektir.
El ve ayak bakımı
El ve ayak tırnakları gebelik sırasında donuk bir renk alır ve kolayca kırılır. Tırnakların katmanlarının ayrılmaması için güçlendiricili parlatıcılardan kullanabilirsiniz. Tırnaklarınızı üç günde bir havalandırmalısınız. Çünkü bu dönemde oje sürmek tırnağın kurumasına neden olur.
Ağız bakımı
Hamile kadınların tükürüklerinde bulunan ve diş minelerini etkileyen maddeler, bu dönemde diş çürümelerine sebep olur. Ayrıca dişlerin sağlamlığında rol oynayan fluor maddesi de yeterince sağlanamaz. Bu nedenle hamilelik döneminde hiçbir ağrı duyulmasa bile diş doktoruna düzenli olarak görünülmelidir. Arada sırada dişleri bir antiseptikle çalkalamak da mikropların dişlerde yuvalanmasını önleyecektir.
|
|
|
Anne adaylarının; hamilelik öncesi sorgulama ve muayenede yapılan laboratuvar testlerinde risk faktörlerinin belirlenmesi, önlenmesi veya kontrol altına alınması karşılaşılacak olumsuzlukları daha aza indirger. Annenin kronik hastalıklarını (anemi, tiroid, hipertansiyon gibi) tedavi etmek, diyabet hastalarının kan şekerini regüle etmek, kilo vermesini sağlamak risk faktörleri kontrol altına almak için yeterli adımlardır. Hamilelikte fazla kilolu olmak, risk faktörü kabul edildiği için, hamile kalmak isteyen bayanların ideal bir kiloyla hamileliğe başlaması önerilir. Daha önce ölü doğum yapanlarda sık kontrolden geçmek, gerektiğinde erken müdahale yoluyla bebeği kurtarmak açısından riskleri önleyici olabilir. Yine erken doğum yapanlarda erken doğuma yol açan faktörleri araştırmak ve tedavi etmenin yanında rahim boynunun uzunluğunun ultrasonografik ölçümlerinin yapılması risk faktörlerini önleyici olabilir. Anne adayı; 18 yaş altı ve 35 yaş üstünde ise, bu bir risk faktörüdür. Ergenlik yaşlarında oluşan gebeliklerde erken doğum, düşük doğum, ağırlıklı bebek doğumu, doğum kanalının tam gelişmemesi nedeniyle zor doğum riski artmaktadır. Baba yaşının 55 üzerinde olması da, genetik açıdan riski artırmaktadır. Özellikle 35 yaşın üzeri hamileliklerde anne adayının yaşının ileri olması, bebekte Down Sendromu gibi kromozom hastalıklarının daha sık görülmesine neden olur. Ayrıca, beyin-omurilik gelişim anomalili bebek doğumu, hemofili, ailevi anemi (talasemi), doğumsal kalp ve kas hastalıkları gibi anomalilere ait aile öyküsü olanlara, gerektiğinde genetik danışmanlık hizmeti verilmelidir. Bu hastalıkların hamileliğe ve hamileliğin de hastalık üzerine etkileri açısından, ailenin bilgilendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınmışsa toplum sağlığı açısından da önem arz eder. Anne adayının geçirmiş olduğu ameliyatlar (myom, over kisti, dış gebelik, batına yönelik cerrahi girişimler, beyin ameliyatları, bel fıtığı ameliyatları), ameliyat sonrası iyileşme süreçleri ve komplikasyon olup olmadığı sorgulanır. |
Gebelikte bebeğe ve anneye faydası olmayan kilo yapan gıdalar ;
• Katkı maddeleri içeren gıdalar
• Dondurulmuş yiyecekler
• Açıkta satılan gıdalar
• Açık süt-peynir ve çiğ etlerden yapılmış gıdalar
• Koyu çay, kahve, kakao. Son araştırmalar özellikle kahvenin erken doğum riski oluşturduğu yönündedir.
• Bitki çayları: Doktorunuz ve diyetisyeninize danışmadan tüketilmesi önerilmemektedir. Çayların içeriğindeki bazı etken maddeler sizi olumsuz etkileyebilir.
• Tuz: Vücutta aşırı tuz tüketimi ödem oluşmasına yani şişliğe neden olacağından böbrekleriniz zarar görüp sizi hastalandırabilir.
• Gazlı içecek ve meşrubatlar: Boş enerji kaynağı olup; annenin gereksiz kilo almasına neden olurlar.
• İyi yıkanmamış sebze ve meyveler: Üzerlerinde kalabilecek kimyasal atıklar, bakterilerden dolayı zarar verebilirler
• İyi pişmemiş etler: Gıda Zehirlenmesine neden olabilir.
• Maydanoz: Fazla maydanoz tüketimi erken doğumu tetikleyebilir
Yediğiniz besinler bebeğinize plasenta yoluyla geçer. Tabii yediklerinizde bulınan zararlı maddelerde. Alkol ve kafein içeren içeceklerden uzak kalmalı, sigara içmemelisiniz.
Şekeri azaltmalı, pastorize edilmemiş sütleri içmemelisiniz. Bol bol taze sıkılmış meyva suları içmelisiniz. Muzlu süt gibi içecekler kalsiyum ve protein açısından zengindir. yeşil yapraklı sebzeler , yağsız kırmızı et , süt, yoğurt, peynir, tavuk eti,balık gibi yiyecekleri bol bol tüketmelisiniz.
Gebelikte böbrekleri çalıştırmak ve kabızlığı önlemek amacıyla bol su içmeli ve sıvı tüketmelisiniz.

Gebelikte pek çok rahatsızlıklarla karşı karşıya gelebilirsiniz. Gebelik süresince hormonal değişiklikler meydana gelmektedir. Bazı belirtiler çok normal olsada , bazılarını ciddiye almak gerekir.
DİŞETİ KANAMASI:Yemeklerden sonra ağzınızı çalkalamalı, dişlerinizi fırçalamalısınız.
NEFES DARLIĞI:Bol bol dinlenmelisiniz. Geceleri yastığınızı yükseltmelisiniz.
KABIZLIK:Lif açısından zengin besinler tüketin. Demir ilaçlarını tok karnına bol sıvı ile alın.
KRAMP:Genellikle kalsiyum eksikliğinden dolayı meydana gelir. Kramp oluşan yere masaj yapın. yürüyüş yapın.
MİDE YANMASI:Baharatlı çok yağlı yiyeceklerden sakının. Geceleri ılık süt için.
GEBELİK ÇATLAKLARI:Hızlı kilo almamaya çalışın. Nemlendirici kullanmak yararlı olabilir.
VAJINAL AKINTI:Kaşıntı , kızarıklık ya da sancı olduğunda mutlaka doktora gidin.
GEBELİKTE ACİL DURUM BELİRTİLERİ
Şiddetli ve sürekli baş ağrısı
Uzun süren mide ağrıları
Görmede bulanıklık
Kanama
Su boşalması
El ayak ve yüzde şişme
Çok sık kusma
38 Derecenin üstünde ateş
7. Aydan sonra bebeğinin 12 saatte 10 defadan az oynaması
GEBELERİN UYMASI GEREKEN GENEL KURALLAR