FOLİK ASİT

Post by: admine on Şubat 7th, 2008 | File Under Beslenme


 ÇOCUK İSTEGİNDE VE HAMIİLELİKTE FOLİK ASİTHamile kalmak istiyorsanız veya hamile iseniz, iyi beslenmeniz önemlidir. Eğer ‘Beslenme kılavuzu’ na uyarsanız, ekstra’dan birşey yemenize gerek yoktur.Folik asit kullanımı ise farklı bir konudur. Folik asit çocuğun bazı belirli sakatlıklarla doğma şanşını azaltabilir. Bu bilgi yaprağında folik asit nedir, niçin ve ne zaman kullanmak zorunda olduğunuz ve bunu nasıl yapabileceğinizi okuyabilirsiniz.Folik asit niçin önemlidir?
Hamileliğin ilk haftalarında çocukta merkezi sinir sistemi için düzenleme oluşur. Daha sonra bundan hareketle beyin ve omurilik oluşur. Bu sürecin iyi sonuçlanması önemlidir, çünkü yoksa çocukta sakatlıklar oluşabilir. Bu sakatlıklar nöral tüp defektleri (kusur) olarak isimlendiriliyor. Bu sakatlıklardan bir tanesi “açık omurga” veya spina bifida olarakda isimlendirilir. O zaman çocuk genellikle bedensel özürlüdür ve ayrıca zeka geriliğinede sahip olabilir. Bebek beyni olmadanda doğmuş olabilir (anensefali). Böyle bir çocuk genellikle doğumdan hemen sonra veya doğduktan sonra ilk hafta içerisinde ölür.
Böyle bir sakatlığı olan çocuğa sahip olma şansı çok şükür ki çok azdır. Hollanda’da canlı olarak doğan 2600 çocuktan birinde nöral tüp defekti görülür (Gezondheidsvoorlichting dergisi, eylül 2000 sayısı). Bu doğuştan sakatlıkların bir kısmının ekstra folik asit kullanımı ile önlenebilindiği bilinen birşeydir. Folik asit sağlıklı bir bebek sahibi olmak için bir garanti değildir. Başka nedenler ve ırsi (kalıtsal) faktörlerde etkili olabilir. Fakat folik asit kullanımı nöral tüp defektli çocuk sahibi olma şansını azaltır.Folik Asit Nedir?
Folik asit bir vitamindir. Bu maddeye doğal halde taze sebze, meyve, patates, baklagiller, kepekli- ve süt ürünlerinde rastlanır. Diğer vitaminler gibi folik asitide tablet halinde alabilirsiniz. Eğer sağlıklı ve değişik (çeşitli) şeyler yiyiyorsanız, normalinde yeterli folik asit alıyorsunuz demektir. Fakat hamile kalmak istediğiniz zaman, hamileliğinizin başlangıcında biraz daha fazla folik asite ihtiyacınız vardır. O zaman hergün 0,4 ile 0,5 miligram arası folik asit kullanmaya dikkat etmek zorundasınız. Hergün yeterli derecede folik asit aldığınızdan emin olmak için beslenmenizi folik asit tabletleri ile destekleyebilirsiniz (günde bir sefer 0,4 veya 0,5 mg’lık folik asit tableti)

Folik Asit Bütün Hamile Kadınlar Için Iyi mi?
Folik asit hamile kalmak isteyen ve yeni hamile kalmış olan bütün kadınlar için iyidir. Onların bir veya daha fazla sağlıklı çocukları olmuş olsa bile. Günde 0,4-0,5 mg gibi az düzeydeki folik asitin zararlı yan etkileri anne adayı ve bebek için bilinmiyor. Hatta folik asiti biraz daha uzun süre kullanmış olsanız bile, örneğin hamile kalmanız biraz zaman almış olabilir.

Eğer önceden nöral tüp defektli çocuğunuz olduysa, bir sonra ki bebeğinizinde nöral tüp defektli olma riskini daha fazla taşıyorsunuz. Böyle bir durumda günlük olarak daha yüksek dozda folik asit yutmanız çok önemlidir. Tekrar hamile kalmadan önce doktorunuzla temasa geçmelisiniz. Doktorunuz size tablet başına daha yüksek dozda olan 4 veya 5 mg’lık folik asit (günde bir tablet ) verecektir. Nöral tüp defektli bebeğe sahip olma riskinin yüksek olduğu diğer bütün durumlarda (örneğin gebenin şeker hastası olması, hamilelik sırasında anti-epilepsi ilaçlarının kullanılması, ailede ve yakın akrabalarda açık omurga veya kafatası olması) yüksek dozda folik asite ihtiyaç yoktur. Bu durumda bu bayanların yüksek risk taşımayan kadınlara günlük olarak tavsiye edilen miktarı kullanmaları mantıklıdır, yani günde 0,4 veya 0,5 mg.

Folik Asit Kullanmaya Ne Zaman Başlayabilirsiniz?
Hamile olmadan önce, ekstra folik asit yutmaya başlarsanız akıllıca davranmış olursunuz. Örneğin doğum kontrol hapını kullanmayı hamile kalmak istediğiniz için bırakacağınız zaman, aynı zaman da folik asit tabletleri yutmaya başlayabilirsiniz. Her zaman tam olarak başarılı döllenmenin gününü tahmin etmek mümkün değildir. Fakat göz önünde bulundurmanız gereken folik asit kullanımına döllenmeden en az dört hafta önce başlamanızın çok uygun olmasıdır. Böylece doğmamış çocuğun gelişimi için önemli olan dönemde (özellikle döllenmeden sonraki ilk 4 hafta) vücudunuzda yeterli folik asit bulunmasını sağlamış olursunuz. Folik asit kullanmaya hemen hamile kalmayı başaramamış olsanız dahi devam edin.

Ve Folik Asiti Kullanmayı Ne Zaman Bırakacaksınız?
Merkezi sinir sistemindeki bu sakatlıkları önlemeye yardımcı olmak için, döllenmeden 8 hafta sonrasına kadar ekstra folik asit kullanmak faydalı olur. 28 günlük siklusta sizin son menstruasyonunuzun (adet günü) ilk gününden sonra 10 haftadır.

Folik Asiti Nereden Satın Alabilirsiniz?
Eczaneden veya parfümeri dükkanlarından. Oradan 0,4 veya 0,5 mg’lık tabletlerden satın alabilirsiniz. Bunun için reçeteye gerek yok. Bazı multivitamin preparatlarınada folik asit eklenmiştir. Özellikle hamileler için hususi olan vitamin preparatlarını kullanmaya dikkat edin, çünkü bütün vitaminler zararsız değildir, aşırı derecede vitamin A doğmamış çocuk için zararlı olabilir. Hamileler için hususi olan multivitamin preparatları kullanırsanız, sadece folik asit içeren tabletlerden hala kullanmanıza gerek kalmaz. Yüksek dozdaki 4 veya 5 miligramlık folik asit tabletlerini sadece reçete ile alabilirsiniz.Yurtdışında (Amerika Birleşik Devletleri) piyasada folik asitle zenginleştirilmiş besin maddeleri bulunur. Hollanda’da da yakında benzeri besin maddelerini bulmak mümkün olacaktır. Bunları kullanacaksanız, doktorunuza veya eczacınıza ekstra folik asit kullanmanız gereklimi diye danışınız.

Herşeyi Bir Düzene Koyarsak

  • Hamile olmadan en az 4 hafta önce ekstra folik asit alın. Örneğin doğum kontrol hapını kullanmayı bırakır bırakmaz.
  • Eğer önceden nöral tüp defektli bebeğiniz olduysa, doktorunuzun veya jinekoloğunuzun (kadın-doğum uzmanı) tavsiyesi üzerine tableti 4 veya 5 miligram olan yüksek dozda folik asit yutarsınız.
  • Diğer durumlarda normal dozdaki folik asit tabletlerinden yutunuz. Bunlar 0,4 veya 0,5 miligram folik asit içerirler.
  • Bazı multivitamin preparatları folik asitde içerirler. Eğer hamileler icin hususi olan multivitamin preparatlarından kullanıyorsanız, ayrıca folik asit tabletleri kullanmanıza gerek yoktur.
  • Döllenmeden sonraki 8 haftaya kadar folik asit kullanımına devam edin. Hemen hamile kalamamış olsanız bile. Daha sonra artık gerekli değildir.
  • Normal dozdaki folik asit tabletlerini reçetesiz olarak eczaneden veya parfümeri dükkanından satın alabilirsiniz.
  • 4 veya 5 mg’lık folik asit tabletlerini yalnızca reçete ile alabilirsiniz.
  • GEBELİKTE BAKIM

    Post by: admine on Şubat 7th, 2008 | File Under Bakım

    [#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

    Kadın vücudu gebelik sırasında diğer zamanlardan daha fazla bakım ister. Bu dönemde bedeninize gösterdiğiniz ilgi hem sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmenizi hem de doğum sonrasında vücudunuzun eski haline kolayca dönmesini sağlar. Bu yüzden hamilelik döneminde vücut temizliğinize ve bakımınıza gerekli ilgiyi göstermelisiniz.

    Banyo

    Gebelik sırasında günlük yıkanma alışkanlık haline getirilmelidir. Çünkü bu dönemde ter bezleri normalden aşırı bir çalışma gösterir. Yıkanırken kullandığınız su 37-38 derece olmalıdır. Aşırı sıcak su sağlığınız açısından zararlıdır. Ayrıca banyo süresinin 15 dakikadan fazla olmamasına dikkat etmelisiniz. Aksi takdirde kanama geçirme riskiniz artacaktır. Banyo yaparken kapınızı hiçbir zaman kilitlemeyin. Hatta evde kimse olmadığı zamanlarda banyo yapmamaya özen gösterin.

    Göğüslerin bakımı

    Hamilelik döneminde en çok dikkat ve özen gösterilmesi gereken yer göğüslerdir. Bu dönemde şişen göğüslerde çatlak oluşmaması için ılık bir duştan sonra nemlendirici kremlerle göğüslere masaj yapılmalıdır. Aksi halde göğüslerde çirkin bir görüntü oluşturan çatlaklar oluşabilir. Göğüs sarkmalarını engellemek için göğüsler günde iki defa soğuk suyla yıkanmalıdır.

    Kalça ve göbek bakımı

    Karın çizgisinin yerleşip iz bırakmasını en aza indirmek ve kalçalara gerekli özeni göstermek için bu bölgeler badem yağıyla her gün ovulmalıdır. Cilt bakımıCildin sağlıklı bir şekilde nefes alması hamilelik döneminde her zaman olduğundan daha önemlidir. Bu yüzden bu dönemde yatmadan önce makyajınızı mutlaka temizlemeli, yüzünüze ve ellerinize besleyici krem sürmelisiniz.

    Saç bakımı

    Gebelik döneminde saçlara istenilen şekli vermek her zamankinden daha zor olabilir. Saçlar parlaklıklarını, canlılıklarını yitirirler. Saçların sık sık yıkanması ve saç tipine uygun bakım yapılması bu sorunu büyük ölçüde giderecektir.

    El ve ayak bakımı

    El ve ayak tırnakları gebelik sırasında donuk bir renk alır ve kolayca kırılır. Tırnakların katmanlarının ayrılmaması için güçlendiricili parlatıcılardan kullanabilirsiniz. Tırnaklarınızı üç günde bir havalandırmalısınız. Çünkü bu dönemde oje sürmek tırnağın kurumasına neden olur.

    Ağız bakımı

    Hamile kadınların tükürüklerinde bulunan ve diş minelerini etkileyen maddeler, bu dönemde diş çürümelerine sebep olur. Ayrıca dişlerin sağlamlığında rol oynayan fluor maddesi de yeterince sağlanamaz. Bu nedenle hamilelik döneminde hiçbir ağrı duyulmasa bile diş doktoruna düzenli olarak görünülmelidir. Arada sırada dişleri bir antiseptikle çalkalamak da mikropların dişlerde yuvalanmasını önleyecektir.

    İlk Kontrolde Riskli Bir Durum Saptanırsa

    Post by: admine on Şubat 6th, 2008 | File Under Gebelik

    [#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

     

     

    Anne adaylarının; hamilelik öncesi sorgulama ve muayenede yapılan laboratuvar testlerinde risk faktörlerinin belirlenmesi, önlenmesi veya kontrol altına alınması karşılaşılacak olumsuzlukları daha aza indirger. Annenin kronik hastalıklarını (anemi, tiroid, hipertansiyon gibi) tedavi etmek, diyabet hastalarının kan şekerini regüle etmek, kilo vermesini sağlamak risk faktörleri kontrol altına almak için yeterli adımlardır. Hamilelikte fazla kilolu olmak, risk faktörü kabul edildiği için, hamile kalmak isteyen bayanların ideal bir kiloyla hamileliğe başlaması önerilir. Daha önce ölü doğum yapanlarda sık kontrolden geçmek, gerektiğinde erken müdahale yoluyla bebeği kurtarmak açısından riskleri önleyici olabilir. Yine erken doğum yapanlarda erken doğuma yol açan faktörleri araştırmak ve tedavi etmenin yanında rahim boynunun uzunluğunun ultrasonografik ölçümlerinin yapılması risk faktörlerini önleyici olabilir.

    Anne adayı; 18 yaş altı ve 35 yaş üstünde ise, bu bir risk faktörüdür. Ergenlik yaşlarında oluşan gebeliklerde erken doğum, düşük doğum, ağırlıklı bebek doğumu, doğum kanalının tam gelişmemesi nedeniyle zor doğum riski artmaktadır. Baba yaşının 55 üzerinde olması da, genetik açıdan riski artırmaktadır. Özellikle 35 yaşın üzeri hamileliklerde anne adayının yaşının ileri olması, bebekte Down Sendromu gibi kromozom hastalıklarının daha sık görülmesine neden olur. Ayrıca, beyin-omurilik gelişim anomalili bebek doğumu, hemofili, ailevi anemi (talasemi), doğumsal kalp ve kas hastalıkları gibi anomalilere ait aile öyküsü olanlara, gerektiğinde genetik danışmanlık hizmeti verilmelidir. Bu hastalıkların hamileliğe ve hamileliğin de hastalık üzerine etkileri açısından, ailenin bilgilendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınmışsa toplum sağlığı açısından da önem arz eder. Anne adayının geçirmiş olduğu ameliyatlar (myom, over kisti, dış gebelik, batına yönelik cerrahi girişimler, beyin ameliyatları, bel fıtığı ameliyatları), ameliyat sonrası iyileşme süreçleri ve komplikasyon olup olmadığı sorgulanır.

    GEBELİKTE GEREKSİZ KİLO ALDIRAN GIDALAR

    Post by: admine on Şubat 6th, 2008 | File Under Beslenme

    Gebelikte bebeğe ve anneye faydası olmayan kilo yapan gıdalar ;

    • Katkı maddeleri içeren gıdalar

    • Dondurulmuş yiyecekler
    • Açıkta satılan gıdalar
    • Açık süt-peynir ve çiğ etlerden yapılmış gıdalar
    • Koyu çay, kahve, kakao. Son araştırmalar özellikle kahvenin erken doğum riski oluşturduğu yönündedir.
    • Bitki çayları: Doktorunuz ve diyetisyeninize danışmadan tüketilmesi önerilmemektedir. Çayların içeriğindeki bazı etken maddeler sizi olumsuz etkileyebilir.
    • Tuz: Vücutta aşırı tuz tüketimi ödem oluşmasına yani şişliğe neden olacağından böbrekleriniz zarar görüp sizi hastalandırabilir.
    • Gazlı içecek ve meşrubatlar: Boş enerji kaynağı olup; annenin gereksiz kilo almasına neden olurlar.
    • İyi yıkanmamış sebze ve meyveler: Üzerlerinde kalabilecek kimyasal atıklar, bakterilerden dolayı zarar verebilirler
    • İyi pişmemiş etler: Gıda Zehirlenmesine neden olabilir.
    • Maydanoz: Fazla maydanoz tüketimi erken doğumu tetikleyebilir

    GEBELİKTE BESLENME

    Post by: serhat on Temmuz 17th, 2007 | File Under Beslenme

    Yediğiniz besinler bebeğinize plasenta yoluyla geçer. Tabii yediklerinizde bulınan zararlı maddelerde. Alkol ve kafein içeren içeceklerden uzak kalmalı, sigara içmemelisiniz.

    Şekeri azaltmalı, pastorize edilmemiş sütleri içmemelisiniz. Bol bol taze sıkılmış meyva suları içmelisiniz. Muzlu süt gibi içecekler kalsiyum ve protein açısından zengindir. yeşil yapraklı sebzeler , yağsız kırmızı et , süt, yoğurt, peynir, tavuk eti,balık gibi yiyecekleri bol bol tüketmelisiniz.

    Gebelikte böbrekleri çalıştırmak ve kabızlığı önlemek amacıyla bol su içmeli ve sıvı tüketmelisiniz.

     

    SIK GÖRÜLEN YAKINMALAR

    Post by: serhat on Temmuz 17th, 2007 | File Under Gebelik

    Gebelikte pek çok rahatsızlıklarla karşı karşıya gelebilirsiniz. Gebelik süresince hormonal değişiklikler meydana gelmektedir. Bazı belirtiler çok normal olsada , bazılarını ciddiye almak gerekir.

    1. DİŞETİ KANAMASI:Yemeklerden sonra ağzınızı çalkalamalı, dişlerinizi fırçalamalısınız.

    2. NEFES DARLIĞI:Bol bol dinlenmelisiniz. Geceleri yastığınızı yükseltmelisiniz.

    3. KABIZLIK:Lif açısından zengin besinler tüketin. Demir ilaçlarını tok karnına bol sıvı ile alın.

    4. KRAMP:Genellikle kalsiyum eksikliğinden dolayı meydana gelir. Kramp oluşan yere masaj yapın. yürüyüş yapın.

    5. MİDE YANMASI:Baharatlı çok yağlı yiyeceklerden sakının. Geceleri ılık süt için.

    6. GEBELİK ÇATLAKLARI:Hızlı kilo almamaya çalışın. Nemlendirici kullanmak yararlı olabilir.

    7. VAJINAL AKINTI:Kaşıntı , kızarıklık ya da sancı olduğunda mutlaka doktora gidin.

    8. VARİS:Bacaklarınızı yükseğe kaldırarak dinlenin. Egzersiz yapın.
    •  

    GEBELİKTE ACİL DURUM BELİRTİLERİ

    Post by: serhat on Temmuz 17th, 2007 | File Under Gebelik

    GEBELİKTE ACİL DURUM BELİRTİLERİ

    • Şiddetli ve sürekli baş ağrısı

    • Uzun süren mide ağrıları

    • Görmede bulanıklık

    • Kanama

    • Su boşalması

    • El ayak ve yüzde şişme

    • Çok sık kusma

    • 38 Derecenin üstünde ateş

    • 7. Aydan sonra bebeğinin 12 saatte 10 defadan az oynaması

     GEBELERİN UYMASI GEREKEN GENEL KURALLAR

    • Özel bir sakınca yoksa gebelik normal yaşantınızı etkilemez.Normal yaşantınızı sürdürün.
    • Düzenli olarak gebelik kontrollerinizi yaptırın.
    • Doktora danışmadan ilaç kullanmayın.
    • İlk üç ay içinde röntgen çektirmeyin,röntgen çekilen alanlarda durmayın.
    • Ateşli ve döküntülü hastalardan uzak durun.
    • Kan grubunuzu mutlaka öğrenin.
    • Tetanoz aşınızı yaptırın.
    • Meme bakımınıza gebelikte başlayın.
    • Alkol ve sigara içmeyin.
    • Beslenmenize dikkat edin.
    • Diş bakımına önem verin.
    • Geceleri en az sekiz saat uyuyun.
    • Rahat,geniş ve doğal giysiler kullanın.
    • Sık sık banyo yapın.
    • Cinsel organ temizliğine dikkat edin.
    • Uzun yolculuklardan kaçının.
    • Çok ağır iş yapmayın.
    • Yürüyüş ve hareket yapın.
    • Doğumunuzu bir sağlık kuruluşunda yapın.

    GEBELİK BELİRTİLERİ

    Post by: serhat on Temmuz 17th, 2007 | File Under Gebelik

    gebelik

    Bu değişikliklerin biri ya da bir kaçı gebe olduğunuzun göstergesidir.Bebek için en önemli dönem ilk üç ay olduğundan bu dönem çok önemlidir.

    • Adet gecikmesi

    • Göğüslerde büyüme

    • Sürekli yorgunluk

    • Halsizlik

    • Bulantı ve kusma

    • Vajinal akıntıda artış

    • Alkol,sigara,çay,kahve gibi bazı besinlere karşı tiksinti,bazılarına karşı ise aşırı istek

    • Duygusallaşma

    • İdrarda artış

    HAMİLE KALMADAN ÖNCE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

    Post by: serhat on Temmuz 12th, 2007 | File Under Gebelik

    HamilelikHamilelik her kadın için çok özel bir dönemdir ve bu dönemde hemen her anne adayı hem kendisi hem de bebeğinin sağlığını düşünerek son derece özenli davranması gerektiğini bilir. Günümüzde artık sadece hamilelik oluştuktan sonra değil hamilelik öncesinde de uygulanacak bazı yaklaşımların önemi ortaya konmuştur. Hamilelik sırasında bebeğin gelişiminde en önemli ve hayati aşamalar hamileliğin başlangıç döneminde yani anne adayı henüz hamile olduğunu fark etmeden önce oluştuğu için bu erken aşamada bilinçli davranarak bebeğinizi bazı enfeksiyonlardan, hastalıklardan, besin eksikliklerinden ve çevresel hasarlardan koruyabilirsiniz.Hamile kalmadan birkaç ay önce doktor kontrolünden geçmeniz faydalı olacaktır. Kan grubunuz, hepatit B ve kızamıkçık gibi hastalıkları geçirip geçirmediğinizi anlamak üzere kan testi yaptırabilirsiniz. Bütün hastalıklar hamilelik döneminde anne ve bebek için tehdit oluşturur. Hamilelik sırasında geçirilen bazı hastalıkların (su çiçeği, kızamıkçık, hepatit gibi) anne ve bebek sağlığı üzerindeki etkisi, hastalığın hamilelik dışında geçirilmesinden daha fazladır. Özellikle bebeklerde geri dönüşü olmayan sonuçlara, sakatlıklara yol açmaktadırlar ve çoğu zaman bebekler kaybedilmektedir.

    Doktora başvurduğunuzda;- Bugüne kadar yaşadığınız tıbbi problemler konusunda doktorunuzu bilgilendirmeniz gerekir.- Jinekolojik muayene ile özellikle rahim ve rahim ağzının değerlendirilmesi gereklidir.

    - PAP Smear testi ile rahim ağzı kanseri açısından kontrolünüz mutlaka yapılmalıdır.

    - İdrar testi, idrar incelemesi ile idrar yolu enfeksiyonları ve böbreklerinizle ilgili problemler tespit edilebilir.

    - Anne adayının ve eşinin kan gruplarının belirlenmesiyle kızamıkçık, sarılık, taksoplazmozis gibi hamilelik sırasında geçirildiği takdirde bebekte anormalliklere yol açabilecek enfeksiyonlara karşı bağışıklık durumunun belirlenmesi gerekir.

    - Kan basıncının (Tansiyon) yüksek bulunması halinde hamilelik öncesinde gerekli önlemlerin alınması gerekir.

    - Cinsel temas yoluyla geçen klamidya, üreoplazma gibi enfeksiyonların tespit edilmesi ve düşüklere yol açabilen bu enfeksiyonlara karşı hamilelik öncesinde gerekli tedavinin yapılması gerekir.

    - Tiroit bezinin fonksiyonu ile ilgili problemler hamileliğin elde edilmesini ve sağlıklı bir şekilde devam etmesini engeller. Tiroit bezine ait bozukluklar tedavi edildiğinde sağlıklı bir bebek sahibi olmak mümkündür.

     
     
     


    —Yüksek tansiyon veya şeker hastalığı gibi özel durumlar hamileliğinizi etkiler. Ailenizde genetik bozukluğa bağlı bir hastalık varsa ve 35 yaşın üzerinde iseniz bir genetik uzmanına başvurabilirsiniz.

    —Sağlıklı beslenme ve kilo dengesini koruyarak vücudunuzu hamileliğe hazırlayabilirsiniz. Bazı hekimler hamilelikten 3 ay önce başlamak üzere günde 400 mcg Folik asid (B vitamini) alınmasını önerir. Folik asid hamileliğin ilk 3 ayı içinde oluşabilecek nöral tüp defekti adı verilen beyin ve omurilikteki bozuklukları önlemeye yardım eder. Folik asidi içeren besinleri de bol tüketmenizde fayda vardır. Bunlar; portakal suyu, yeşil lifli sebzeler, kuru ve doğal baklagillerdir.

    —Egzersiz yapmaya şimdiden başlayabilirsiniz ve hamileliğiniz süresince de çok ağır olmamak koşulu ile egzersize devam edebilirsiniz. Sigara ve alkol kullanıyorsanız bunları kesmelisiniz çünkü bebek üzerinde zararlı etkileri vardır. Doktora danışmadan ilaç kullanmamalısınız ancak halihazırda bir hastalığınız sebebi ile ilaç kullanmak zorunda iseniz hastalığınızı ve kullandığınız ilacı doktorunuzla konuşmalısınız.